Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Jung'un Dört Arketipi(Anima-Animus-Persona-Gölge)

Resim
  ANİMA:Analitik psikolojisinde erkeğin bilinçdışındaki kadın ilktipidir.Dünyaya sunulan kişiliği veya personanın içsel karşılığı. Nihai anlamda Erosun ve yaşamın kendisinin bir ilk tipi olan bu "içerideki kadın"ego ile bilinç dışının derin katmanları arasında bir köprü, yol gösterici ve aracı olarak iş görür. Farklılaşmadığı sürece bilinçdışını temsil eder. Erkeğin "ruhunu" ve ait olma duygusunu taşıdığı için, sadece bir kadın eşle tam olarak gerçekleştirilebilir (Bir erkek kendi animasını yansıtamadığı taktirde,kadınlardan uzak düşmüş olur.)Başlangıçta anneye yansıtılan ve her zaman anne ilktipi ile kaynaşmış olan anima, genellikle erkek kendi gölgesi ile yüz yüze gelip bütünleştiği zaman ortaya çıkar. Kadının kafasındaki erkek ilk tipi anlamında kullanılan animus ile karşılaştırın. Jung, herkesin özünde bir çift cinsiyetli olduğunu, herkesin bilinç dışında her iki özelliğinde bulunduğunu ve birbirini tamamladığını savunmuştur. Jung'a göre dengeli bir kişilik,...

Nietzsche Ağladığında Kitap Analizi

Resim
Nietzsche, Breuer ve Freud’un temel öğretilerini, fikirlerini anlaşılır kılan bir eser niteliğinde. Schoupenhaur’u da unutmamak gerek :) Psikolojik çözümleme yaptıran ve aynı zamanda sorgulatan bir kitap. Nietzsche’yi tanımak isteyenlere başlangıç kitabı olarak önerebilirim. Breuer tedavi sırasında hastasına aşık olur ve bu hisler onun hayatında bir takım engeller yaratmaktadır. Breuer’ın doktor olarak hastasına karşı duygusal anlamda hisler taşıyor olması meslek etiği ihlali ve aynı şekilde Nietzsche’ye bu durumunu açık bir şekilde ifade etmesi,Bertha’nın adını söylemesi hasta mahremiyetinin ihlali söz konusu olduğunu göstermekte.Bunlar kitapta üzerinde durulan,tartışılan konular değil tabi. İhlal yaptığının farkında olup,Nietzsche’ye kimseye bahsetmemesi üzere söz verdiriyor.Ve asıl olaylar bu şekilde gelişmekte.Bertha’dan hiç söz etmese,adını açık bir şekilde vermese acaba Breuer’in Bertha’ya karşı hisleri söner miydi yine?Çünkü annesinin ve kızının adı da Bertha’ydı, bu psikolojik ...

BEDEN DİSMORFİK (ALGI) BOZUKLUĞU

Resim
 Beden algı bozukluğu tanılı insanlar, görünüşlerinde bir veya daha fazla hayali veya abartılı bir eksiklik olduğu konusunda takıntılıdır. BDB tanısı olan insanlar, diğerleri açısından çekici görünse de hastalar kendilerini çirkin veya görünüşlerinin korkunç bulur.Kadınların daha çok ciltlerine, kalçalarına, göğüslerine ve bacaklarına odaklandığı, erkeklerin ise çoğunlukla boylarına, polislerinin büyüklüğüne veya vücut kıllarına odaklandıkları bilinmektedir. Bazı erkekler başkaları onlarla hem fikir değilken bile bedenlerinin küçük olduğuna veya yeterince kaslı olmadıklarına inanabilmektedir.   OKB tanısı olanlar gibi   BDB tanısı olan insanlar da bu endişelerini durdurmak da oldukça zorlanır. BDP tanısı alan bir kişi, günde ortalama 3 ile 8 saat arasında değişen sürede görünüşü hakkında düşünür.OKB'de olduğu gibi, BDBde de insanlar kendilerini belirli davranışları sergilemek zorunda hisseder. BDB’de en sık gözlenen kompulsif davranışlar arasında aynada görünüşlerini ko...

YAYGIN KAYGI BOZUKLUĞU

Resim
Yaygın kaygı bozukluğu'nun temel özelliği endişedir. Endişe kavramı, problemin sürekli düşünmeye ve onu zihinden atamamaya yönelik bilişsel bir eğilime karşılık gelir. Sıklıkla, kişi problemine bir çözüm bulamadığı için bir endişe devam eder. Zaman zaman hepimiz endişeleniriz ancak yaygın kaygı bozukluğu olan kişilerin endişeleri aşırı, kontrol edilemez ve uzun sürelidir. Eğer kişinin endişeleri başka bir psikolojik bozuklukdan kaynaklanıyor ise yaygın kaygı bozukluğu tanısı almaz; örneğin klostrofobisi olan biriyim, sadece kapalı yerlerde olmaktan endişe duyduğu için yaygın kaygı bozukluğu kriterlerini karşılamaz. Yaygın kaygı bozukluğu olan kişilerin endişeleri bir çok insanın endişeleri ile benzerdir: İlişkiler, sağlık, maddi konular ve günlük SORUNLAR ile ilgili konularda endişe ederler ancak bu konularda daha çok endişe yaşarlar ve bu sürekli endişeleri günlük yaşamlarını olumsuz etkiler. Yaygın kaygı bozukluğu'nun diğer belirtileri; odaklanma güçlüğü, kolay yorulma, kolay...

Aşağılık-Üstünlük Kompleksleri ve Karakter Tipolojisi

Resim
 Aşağılık Kompleksi:Adlerin, çocukluktaki bağımlılıktan ve çaresizlikten kaynaklanan temel bir yetersizlik ve güvensizlik duygusu için kullandığı terim. Üstünlük Kompleksi:Başkalarınınkine kıyasla kişinin kendi zihinsel, fiziksel özelliklerine veya yetilerine gerçeğe uymayan aşırı, abartılı bir önem vermesi ile ve bu temelde kendini herkesten üstün,önemli görmesiyle tanımlanan bir tutum. Bireysel Psikoloji/Karakter Tipolojisi: Alfred Adler’in, bireyin kendi hedeflerini geliştirme, kendi yaşam biçimini yaratma yönündeki bilinçli bir itkiyle yönlendirildiği görüşüne dayanan psikoloji teorisi.

SOSYAL FOBİ

Resim
 A.Kişinin,başkalarınca değerlendirilebilecek olduğu bir ya da birden çok toplumsal durumda belirgin bir korku ya da kaygı duyması. Örnekler arasında toplumsal etkileşmeler(örn. Bir konuşma yapma) vardır.  Not: Çocuklarda kaygı, yaşıtlarının olduğu ortamlarda ortaya çıkmalı ve yalnızca erişkinlerle olan etkileşmeler sırasında ortaya çıkmamalıdır. B. Kişi, olumsuz olarak değerlendirilebilecek bir biçimde davranmaktan ya da kaygı duyduğuna ilişkin belirtiler göstermekten korkar( küçük düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde; başkalarınca dışlanacağı ya da başkalarının kırılmasına yol açacak bir biçimde). C.Söz konusu toplumsal durumlar, neredeyse her zaman, korku ya da kaygı doğurur. Not: Çocuklarda, korku ya da kaygı, ağlama, bağırıp çağırarak tepinme, donakalma,sıkıca sarılma,sinme ya da toplumsal durumlarda konuşamama ile kendini gösterebilir. D. Söz konusu toplumsal durumlardan kaçınılır ya da yoğun bir korku ya da kaygı ile bunlara katlanılır. E. Duyulan korku ya da kaygı...

AGORAFOBİ

Resim
A. Aşağıdaki beş durumdan ikisi (ya da daha çoğu) ile ilgili olarak belirgin korku ya da kaygı duyma. 1. Toplu taşıma araçlarını kullanma(örn.otomobiller, otobüsler, trenler, gemiler, uçaklar). 2.Açık yerlerde bulunma (örn.otoparklar,alışveriş merkezleri,köprüler). 3.Kapalı yerlerde bulunma (örn.mağazalar, tiyatrolar,sinemalar). 4. Sırada bekleme ya da kalabalık bir yerde bulunma 5.Tek başına evin dışında olma B. Kişi, kaçmanın güç olabileceğini ya da panik benzeri ya da yetersizleştiren ya da utanç veren (örn.yaşlılarda düşme korkusu; altına kaçırma korkusu)diğer belirtilerin olması durumunda yardım ağlamayabileceğini düşündüğü için bu tür durumlardan korkar ya da kaçınır. C. Agorafobi kaynağı durumlar, neredeyse her zaman, korku ya da kaygı doğurur. D. Agorafobi kaynağı durumlardan etkin bir biçimde kaçınılır,bir eşlikçiye gereksinilir ya da yoğun bir korku ya da kaygı ile buna katlanılır. E. Duyulan korku ya da kaygı, agorafobi kaynağı durumların yarattığı gerçek tehlikeye göre ve t...

Oedipus ve Elektra Kompleksi

Resim
Oedipus Kompleksi:Psikanalitik teoride,karşı cinsten ebeveyne sahiplenmesi ve kendi cinsinden ebeveyni "saf dışı" etmesi konusunda çocuğun beslediği duygu,düşünce,dürtü ve fantazilerin toplamı. Elektra Kompleksi:Psikanalizde erkekteki oedipus kompleksinin kadındaki karşılığı.Penisi olmadığını fark eden kız çocuğunun,kendisini penisten yoksun bıraktığı(iğdiş ettiği)gerekçesiyle annesini suçlayarak temel sevgi nesnesi olarak  gördüğü annesinden uzaklaşıp babasına yönelmesi ve penis isteme ile tanımlanan bir süreç. İğdiş Kompeksi:Çocuğun cinsler arasındaki anatomik farkı(penisinin varlığını veya yokluğunu)keşfetmesi karşısında duyduğu şaşkınlıktan kaynaklanan fantaziler çevresinde dönen düşünce,duygu ve arzularının oluşturduğu bir kompleks. Not:Freud'un ruhsal-cinsel gelişme kuramı olarak bilinen bir diğer ismiyle psikoseksüel kuramı;çocuğun  cinsel gelişim döneminde yaşamış olduğu çatışmalar olarak tanımlamaktadır.

ID/EGO/SUPEREGO

Resim
  ID:  Freud'un üç parçalı ruhsal yapı modelinde herkeste ortak olan temel biyolojik içgüdüleri ,arzuları ve dürtüleri içeren bilinçsiz ruhsal enerji. Toplum kurallarını,başkalarının haklarını veya duygularını,ya da o anda koşulların doyuma elverişli olup olmadığını dikkate almaksızın ilkel dürtülere anında doyum arayan id,haz ilkesine göre çalışır ve acıdan kaçınmayı,doyumu maksimum düzeye çıkarmayı hedefler. EGO: En genel anlamıyla "ben" derken kastetiğimiz her türlü ruhsal,bedensel olayın merkezi olarak düşündüğümüz bilinçli varlığımız.Teorik açıdan nötr olan ve gündelik dilde de bu haliyle kullanılan bu ego tanımı,çeşitli kişilik teorilerinde rastladığımız ego tanımıdır. SUPEREGO: Freud'un üç parçalı yapısal,ruhsal aygıt modelinden kişiliğin,toplumsal değer yargılarını,ahlak normlarını temsil eden ve bireyin kendi doğru yanlış normları ile ideallerinden oluşan kısmıdır. NOT:Sigmund Freud'un yapısal kuramını oluşturan bu kavramlar;davranışların  üç sistemin etk...

ERİCH FROMM

Resim
(23 Mart 1900, Frankfurt - 18 Mart 1980), Musevi kökenli Almanya doğumlu Amerikali ünlü bir   psikanalist ve sosyologdur.Ruh bilimine Marksist-Sosyalist ve insancıl yaklaşımın en önemli temsilcilerindendir. Fromm ailesi, Yahudi geleneğine aşırı derecede bağlıdır.Fromm'un ataları, Talmud'u okuyup yorumlamakla günlerini geçiren, dünyevi işler olan ticaret gibi ilişkileri olmayan haham kimselerdir. Atalarından aldığı Yahudiliğe ilişkin eğitimi ve zihinsel birikimi, hayatında oldukça önemli bir işleve sahiptir. Heidelberg ve Münih Universitelerinde toplum bilim ve psikanaliz eğitimleri gördü. 1922 yılında Heidelberg Üniversitesi'nde doktora öğrenimini tamamladi. Münih'te ruh hekimligi ve ruh bilim üzerine ek incelemeler yaptıktan sonra, Berlin Psikanaliz Enstitüsünde eğitim gördü ve 1931 yılında mezun oldu. 30'lu yilların başlarında Almanyada Nazi hareketinin güçlenmesi nedeni ile Isviçrenin Cenevre şehrine yerleşti.1933 yılında Chicago Ruh çözümleme Enstitüsü...

Televizyonda Korku ve Şiddet Unsurunun İşlenişi

Resim
  Konu: Televizyonda  Korku ve Şiddet Unsurunun İşlenişi Anahtar Kelimeler: Korku ve Şiddet,Televizyon,Şiddetin Meşrulaştırılması ve Popülerliği ÖZET Korku ve şiddet kavramları hem insanı hem de  toplumun kültürünü etkisi altına almaktadır.Bu kavramları televizyon,bilgisayar,telefon,medya vs. gibi gündelik yaşamın parçası haline gelen  araçlarda görmek mümkündür.Şiddetin korku kültürünün oluşumuna zemin hazırlaması yadsınamaz bir durumdur.Televizyondaki şiddet ve korku unsurlarının işlenişi,zarar verici etkileri ve bunların önlenmesi için yapılabilecekler bu araştırmanın konusunu içermektedir.Şiddeti meşrulaştıran televizyon yayınlarının içeriklerine eleştirel bir bakış açısıyla bakıp,sorgulamak şiddetin birey üzerindeki etkilerini en aza indirecektir. Şiddetin ve korkunun insana bütün yönlerden verdiği etkiyi açıklamak,şiddetin anlaşılması,farkındalığın oluşturulması,bilinçli izleyiciler ve yayıncıların toplumun kültürünü başarılı bir biçimde yansıtmaları şidd...

Alberto Knox'un ağzından Sigmund Freud

Resim
    Freud 1856’da doğdu ve Viyana Üniversitesi’nde tıp okudu.Ömrünün büyük bir kısmını da orada geçirdi.Viyana büyük bir kültürel canlılık yaşamaktaydı o sıralar.Freud genç yaşlarda tıbbın nöroloji dediğimiz alanında uzmanlaştı.19.yüzyılın sonlarından itibaren ruh çözümlemesi ya da psikalanaliz diye bilinen görüşlerini geliştirdi. -“Bunun ne demek olduğunu söyler misin?” Psikanaliz deyince,hem insanın ruhsal yapısının genel bir anlatımını hem de sinirsel ve ruhsal rahatsızlıkları iyileştirmeye yönelik bir yöntemi kastediyoruz.İnsanın ne olduğunu anlamak istiyorsan,bilinçdışı öğretisini de tanıman şart. Freud’a göre bir insanla çevresi arasında sürekli bir gerilim bulunur.Daha doğrusu,o insanın güdüleri ve ihtiyaçlarıyla çevresinin dayattıkları arasında bir gerilim ya da çatışmadır bu.İnsanın güdüsel yaşamının Freud tarafından keşfedildiğini   söylersek pek abartmış olmayız.Bu da onu 19.yüzyıl sonlarında büyük ağırlık kazanan natüralist eğilimlerin önemli bir tems...