Kıs aca Sigmund Freud Sigismund Freud adıyla, Moravia’da (Şimdiki Çek Cumhuriyeti) Freiberg adındaki küçük bir kasabada 6 Mayıs 1856’da doğan Sigmund Freud, Avusturyalı bir nörologtu. Oldukça fakir, Yahudi bir aile tarafından yetiştirilmesine rağmen, Viyana Üniversitesi’nde hukuk okumayı istemişti. Fakat sonra fikrini değiştiri p tıp alanına yöneldi. Freud mezun olduktan sonra, Viyana Devlet Hastanesi’nde bir psikiyatri kliniğinde çalışmaya başladı. O zamanlardaki psikiyatri, zihinsel sağlığın psikolojik bileşenleriyle değil de, yalnızca beynin anatomik yapıları ışığındaki davranışlarla ilgiliydi. Paris’teki Salpetriere kliniğinde dört ay geçirdikten sonra, Freud "histeri"ye ve özellikle önde gelen nörolog Jean Martin Charcot'un hipnoz yöntemlerine ilgi göstermeye başladı. Viyana’ya döndüğünde Devlet Hastanesi’nden ayrıldı ve “beyin ve sinir hastalıkları”alanında yoğunlaşmış özel bir alanda çalışmaya başladı. Meslektaşı Joseph Breuer ile birlikte, histeriden mustarip hast...
Alfred Adler 7 Şubat 1870 tarihinde Avusturya Penzing'de doğdu ve Viyana'da büyüdü. Macaristan’dan Avusturya’ya göç eden bir ailenin ikinci çocuğudur.Mutsuz çocukluğu,hastalıklar,abisine duyduğu kıskançlık, önemsiz ve çirkin olma,annesi tarafından reddedilme duygularıyla damgalandı.Bundan dolayı annesinden ziyade babasına kendisini daha yakın hissetti.Çocukluk hayali doktor olmaktı. Viyana Üniversitesi’nde Doktorluk derecesi aldı.Tıp eğitimi ve ihtisasını tamamladıktan sonra göz hekimi olarak çalışmaya başladı.Adler 27 yaşında Raissa Timofejewna ile evlenmiş ve dört çocukları olmuştur.32 yaşında bir dostuyla tıbbi nitelikli bir dergi çıkarmaya başlamıştır.O yıl Sigmund Freud’la tanışıp,öğrencisi olmuştur ve birlikte Adler’in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu’nu kurdular.Freud ve Jung’la beraber psikodinamik yaklaşımın gelişmesinde de öncü olmuştur.Psikodinamik yaklaşım;çocuğun doğuştan getirdiği içgüdülere göre...
A.Kişinin,başkalarınca değerlendirilebilecek olduğu bir ya da birden çok toplumsal durumda belirgin bir korku ya da kaygı duyması. Örnekler arasında toplumsal etkileşmeler(örn. Bir konuşma yapma) vardır. Not: Çocuklarda kaygı, yaşıtlarının olduğu ortamlarda ortaya çıkmalı ve yalnızca erişkinlerle olan etkileşmeler sırasında ortaya çıkmamalıdır. B. Kişi, olumsuz olarak değerlendirilebilecek bir biçimde davranmaktan ya da kaygı duyduğuna ilişkin belirtiler göstermekten korkar( küçük düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde; başkalarınca dışlanacağı ya da başkalarının kırılmasına yol açacak bir biçimde). C.Söz konusu toplumsal durumlar, neredeyse her zaman, korku ya da kaygı doğurur. Not: Çocuklarda, korku ya da kaygı, ağlama, bağırıp çağırarak tepinme, donakalma,sıkıca sarılma,sinme ya da toplumsal durumlarda konuşamama ile kendini gösterebilir. D. Söz konusu toplumsal durumlardan kaçınılır ya da yoğun bir korku ya da kaygı ile bunlara katlanılır. E. Duyulan korku ya da kaygı...
Yorumlar
Yorum Gönder