BEDEN DİSMORFİK (ALGI) BOZUKLUĞU
Beden algı bozukluğu tanılı insanlar, görünüşlerinde bir veya daha fazla hayali veya abartılı bir eksiklik olduğu konusunda takıntılıdır. BDB tanısı olan insanlar, diğerleri açısından çekici görünse de hastalar kendilerini çirkin veya görünüşlerinin korkunç bulur.Kadınların daha çok ciltlerine, kalçalarına, göğüslerine ve bacaklarına odaklandığı, erkeklerin ise çoğunlukla boylarına, polislerinin büyüklüğüne veya vücut kıllarına odaklandıkları bilinmektedir. Bazı erkekler başkaları onlarla hem fikir değilken bile bedenlerinin küçük olduğuna veya yeterince kaslı olmadıklarına inanabilmektedir.
OKB tanısı olanlar
gibi BDB tanısı olan insanlar da bu
endişelerini durdurmak da oldukça zorlanır. BDP tanısı alan bir kişi, günde
ortalama 3 ile 8 saat arasında değişen sürede görünüşü hakkında düşünür.OKB'de
olduğu gibi, BDBde de insanlar kendilerini belirli davranışları sergilemek
zorunda hisseder. BDB’de en sık gözlenen kompulsif davranışlar arasında aynada
görünüşlerini kontrol etmek, görünümlerini diğer insanlarla kıyaslamak,
başkalarından görünüşleri hakkında güvence almaya çalışmak veya görünüşlerini
değiştirmek veya beğenilmeyen beden bölümlerinin kamufle etmek için çeşitli
stratejiler kullanmak (özel bakım yapmak, bronzlaşmak, egzersiz yapmak, kıyafet
değiştirmek veya makyaj yapmak )gibi olduğu söylenmektedir.Birçoğu
görünüşlerini kontrol etmek için saatler harcarken diğerleri, aynalardan veya
yansıtmalı dizilerden ya da parlak ışıktan kaçınmaya çalışır. Birçoğumuz,
görünüşümüz hakkında kendimizi iyi hissederken bu rahatsızlığı olan insanlar,
bu tür konularla ilgili aşırı şekilde zaman harcamakta ve enerji sarf
etmektedir. Bu belirtiler oldukça rahatsız edici olabilmektedir. BDB tanısı
olan insanların üçte birinde bir gün diğer insanların onlara güldüğüne veya
sürekli sorunlu olan bölgelerine (kusurlarına)baktıklarına inanmak gibi
görünüşleri ile ilgili sanrısal inançları olabilmektedir.;dörtte biri ise
estetik cerrahi ameliyatı olmaktadır. Ne yazık ki estetik cerrahi, endişelerini
giderememekte ve ameliyattan sonra birçok insan bir gün hayal kırıklığına uğradığı
veya ameliyatın umduğu şekilde sonlanmadığı gerekçesiyle doktorlarına dava
etmeyi veya şikayet etmek istediğini söylemektedir. BDB tanısı olanların beşte
biri, öz kıyım düşüncesi olduğunu bildirmiştir. Görünüşle ilgili takıntılar,
sosyal ve mesleki yaşamda birçok soruna yol açabilmektedir. BDB tanısı olan
insanlar, sıklıkla görünümleri ile ilgili yüksek düzeyde kaygı, utanç ve
çökkünlük hissi yaşamaktadır ve bu güçlü duygulara yönelik çeşitli davranışsal
tepkiler verebilmektedir.Bazıları, görünümleri ile ilgili yoğun düzeyde endişe
duydukları için diğer insanlarla etkileşime girmekten kaçınabilir ve bazen bu
korkular o kadar yoğun olur ki kişi, evden bile çıkmak istemez. Bu
rahatsızlıktan muzdarip hastaların yaklaşık %40'ı çalışamaz duruma
gelmektedir.BDB, erkeklere kıyasla kadınlarda biraz daha fazla gözlenmekte,
hatta kadınlar arasında da görece nadir olarak görülebilmektedir;yaygınlık
oranı %2'den daha azdır. Ancak estetik cerrahi başvurusunda bulunan kadınlar
arasında BDB tanı oranı, %5-7 arasında değişkenlik göstermektedir. BDB tipik
olarak geç ergenlikte başlar. %90 oranında kimi vakada, tanıdan bir yıl sonra
da belirtilerin devam ettiği, sekiz yılı aşkın bir süre içerisinde ise
hastaların %752inde belirtilerin azaldığı gözlenmektedir.Sosyal ve kültürel
faktörler, insanların çekicilikleri ile ilgili karar verme süreçlerinde ciddi
ölçüde rol oynar. Üniversite öğrencileri arasında beden görünümü ile ilgili
endişelerin Avrupa ile karşılaştırıldığında Amerika'da, daha yaygın olduğu
gözlenmektedir. Amerikan öğrencilerinin cinsiyet fark etmeksizin %74'ü beden
algılarına dair bir endişe rapor ederken kadınlar, daha fazla rahatsızlık bildirmektedir.
Yine de bu endişelerin çoğu, psikolojik rahatsızlıklardaki kadar ciddi düzeyde
değildir. BDB tanısı olan insanlar, fiziksel kusurlarına ilişkin sıkıntı verici
düzeyde rahatsızlık duymaktadır. Dünya çapındaki vaka öykülerine bakıldığında,
BDB belirtilerinin ve hastalığın gidişatının farklı kültürlerde benzerlik
gösterdiği görülmektedir. Öte yandan, endişe duyulan beden bölgesi kültürden
kültüre farklılık gösterebilmektedir. Örneğin Japon kültüründe göz kapağı ile
ilgili endişeler, batılı ülkelerde kıyaslandığında daha yaygındır.Japon BDB
hastaları, diğer insanları rencide etme konusunda batılı hastalardan daha fazla
endişe duymaktadır. Hemen hemen BDB tanısı olan tüm hastalar, eş tanı olarak
bir başka bozukluktan da muzdarip olabilmektedir. En yaygın olan eş tanılar
arasında Majör depresif bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu, obsesif kompulsif
bozukluk, madde kullanım bozuklukları ve kişilik bozuklukları
bulunmaktadır.Ancak BDB’yi yeme bozukluklari ile karıştırmamak gerekir. BDB tanısı
olan insanların çoğu, görünümlerinde birçok noktadan dolayı endişe duyar. Klinisyenler,
beden şekli ile ve kilo ile ilgili endişeler daha fazla ise yeme bozuklukları
ihtimalini göz önünde bulundurmalıdır.
BDB için DSM beş
kriterleri:
Görünüşte bir veya daha fazla sayıda algılanan kusurla
ilgili takıntıların olması.
Kişiyi görünümle
ilgili endişelerini yönelik tekrarlayıcı nitelik ve davranış veya zihinsel
eylem de bulunur (örneğin; ayna ile kontrol güvence arama veya abartılı bakım).
Takıntılar, kilo veya vücut yağı ile ilgili endişelerle
sınırlı olmamalıdır.

Yorumlar
Yorum Gönder